İstanbul'da eczacılık mesleğini uzun yıllardır başarıyla sürdüren, aynı zamanda kooperatifçilik ve sivil toplum alanındaki çalışmalarıyla tanınan hemşehrimiz Ecz. Abdurrahman Akalın, demokrasinin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığını, toplumsal yaşamın her alanına yön veren bir kültür ve yaşam biçimi olduğunu vurguladı.
Giresun kökenli birçok sivil toplum kuruluşunun yanı sıra ulusal ölçekte faaliyet gösteren önemli meslek ve kooperatif örgütlerinde uzun yıllar görev yapan Akalın, İstanbul Eczacı Kooperatifi'nin kurucuları arasında yer alırken, uzun yıllar Genel Başkan Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulundu. Kooperatifçilik alanındaki birikimiyle tanınan Akalın, geçmişte siyasi faaliyetlerde de bulunmuş, milletvekili aday adayı olarak demokratik süreçlere katkı sunmuştur.
Bugün de çeşitli sivil toplum kuruluşlarında aktif çalışmalarını sürdüren Akalın, yaptığı son değerlendirmede demokrasinin temel değerlerine dikkat çekerek şu görüşleri paylaştı:
"Demokrasi sadece bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda bir kültürdür. Demokrasi, bir siyasal sistemden daha fazlası; saygıya, aktif dinlemeye, ortak bağlılığa ve sorumluluğa dayalı bir yaşam biçimidir."
Demokrasinin katılım olmadan yaşayamayacağını ifade eden Akalın, bilinçli, aktif ve sorumluluk sahibi yurttaşların demokratik toplumun temel güvencesi olduğunu belirtti.
"Demokrasiyle yaşamak; katılmak, talepte bulunmak, sorgulamak ve örgütlü bir toplum oluşturmak demektir. Katılım; dinlemeyi, diyalogu, öneri sunmayı, haksızlıklara karşı çıkmayı ve birlikte çözüm üretmeyi içerir."
Olgun demokrasilerde hesap verebilir yönetim anlayışının esas olduğunu dile getiren Akalın, hukuk devleti ilkesinin, bağımsız yargının, özgür medyanın ve örgütlü toplumun demokrasinin vazgeçilmez unsurları olduğuna dikkat çekti.
Akalın, yalnızca seçim yapılmasının tek başına demokratik bir düzen için yeterli olmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Gerçek demokrasiyi değerlendirebilmek için kendimize şu soruları sormalıyız: İfade özgürlüğü var mı? Güçler ayrılığı ilkesine saygı gösteriliyor mu? Adalet sistemi bağımsız çalışabiliyor mu? Medya özgürce haber yapabiliyor mu? Kararlar alınırken vatandaşın görüşüne başvuruluyor mu?"
Dünyanın birçok ülkesinde demokrasinin; güç yoğunlaşması, sansür, dijital manipülasyon ve toplumsal ilgisizlik gibi nedenlerle çeşitli sınamalarla karşı karşıya bulunduğunu ifade eden Akalın, demokratik değerlerin korunmasının toplumun ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.
Açıklamasının sonunda demokrasinin ancak evrensel değerlerle güçlenebileceğini belirten Akalın şu ifadeleri kullandı:
"Vicdan, nezaket, hoşgörü, saygı ve adaletle güçlenen demokrasi, kendi kendine ayakta kalamaz. Bu nedenle demokrasi, her zaman bilinçle korunmalı, ortak sorumluluk anlayışıyla yaşatılmalı ve kararlılıkla savunulmalıdır."
Ecz. Abdurrahman Akalın'ın değerlendirmesi, demokratik kültürün yalnızca siyasal kurumlarla değil; bilinçli bireyler, güçlü sivil toplum ve ortak sorumluluk anlayışıyla gelişebileceğine yönelik önemli mesajlar içeriyor.




