Kent Konseyi, il genelinde gündemde olan madencilik faaliyetlerine ilişkin yaptığı açıklamada; çevre bilinci, tarımsal sürdürülebilirlik ve yaşam alanlarının korunması için ortak akıl ve sağduyu çağrısında bulundu.
Giresun Kent Konseyi, son dönemde kamuoyunun gündeminde geniş yer bulan madencilik faaliyetlerine ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Açıklamada, söz konusu faaliyetlerin yalnızca belirli bölgelerle sınırlı kalmadığı; su kaynakları, toprak yapısı, tarımsal üretim ve yaşam alanları üzerinde çok yönlü etkiler oluşturabileceği vurgulandı.
Kent Konseyi tarafından yapılan değerlendirmede, özellikle sahadan elde edilen verilerin, madencilik çalışmalarının dere yatakları ve su sistemleri aracılığıyla daha geniş alanları etkileyebileceğine işaret ettiği ifade edildi. Bu durumun, ilin ekolojik dengesi açısından dikkatle ele alınması gerektiği belirtildi.
Açıklamada, Giresun’un en önemli ekonomik ve kültürel değerlerinden biri olan fındık üretiminin yalnızca bir tarım faaliyeti değil, aynı zamanda bölge halkı için bir yaşam biçimi olduğu hatırlatıldı. Bu nedenle üretim alanlarını etkileyebilecek tüm süreçlerde hassas ve bütüncül bir yaklaşımın zorunlu olduğu kaydedildi.
Geçmişte yaşanan tecrübelerin de doğaya yapılan müdahalelerin kısa vadede ortadan kalkmadığını gösterdiğine dikkat çekilen açıklamada, çevresel etkilerin uzun yıllar boyunca toprakta, suda ve yaşamın tüm unsurlarında kalıcı izler bırakabileceği ifade edildi.
Kent Konseyi, doğal varlıkların korunması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve yaşam alanlarının gözetilmesinin ortak sorumluluk olduğuna vurgu yaparak, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamanın temel bir hak olduğunun altını çizdi.
Açıklamanın devamında, sürecin sağlıklı yönetilebilmesi adına sivil toplum kuruluşları, yerel yöneticiler, muhtarlar ve vatandaşların katılımıyla istişare mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Giresun Kent Konseyi, doğa ile uyumlu, üretimle dengeli ve insan odaklı bir yaklaşımın mümkün olduğuna dikkat çekerek, ilin geleceği için sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.




