KÜLTÜR - SANAT

Gazeteci Büyüğümüz, Naim Tirali Cumhuriyet Kitap’a Kapak Oldu

İlimizin yetiştirdiği saygın yazarlardan biri olan Naim Tirali, gazeteci, yazar ve öykücü kimliğiyle Türk edebiyatında müstesna bir yere sahipti. Aynı zamanda geçmiş yıllarda Yenilik Yayınevi’nin ve Vatan Gazetesi’nin sahibiydi. Pek çok gazeteci ve yazarın yetişmesine katkı sağlamış; siyasette ise dürüst, şahsiyetli kimliğiyle tanınmış bir isimdi.

Yaşamı Yayıncılık, Edebiyat ve Kültürle Dolu Bir Çınardı

İlimizin yetiştirdiği saygın yazarlardan biri olan Naim Tirali, gazeteci, yazar ve öykücü kimliğiyle Türk edebiyatında müstesna bir yere sahipti. Aynı zamanda geçmiş yıllarda Yenilik Yayınevi’nin ve Vatan Gazetesi’nin sahibiydi. Pek çok gazeteci ve yazarın yetişmesine katkı sağlamış; siyasette ise dürüst, şahsiyetli kimliğiyle tanınmış bir isimdi.

O, bir usta, bir üstat, bir ağabeydi. Ve aynı zamanda Giresunlu bir hemşehrimizdi.

Meslek hayatımızın ilk yıllarından, hastalığı nedeniyle yatağa düştüğü döneme kadar iletişimimiz hiç kopmadı. Engin tecrübesinden ve mesleki birikiminden istifade ettiğimiz kıymetli bir büyüğümüzdü. Birlikte paylaştığımız pek çok hatıra bugün hâlâ hafızamızdadır.

Babıali’den dönüşlerinde, vapurdan iner inmez Üsküdar’daki ofisimizi ziyaret ederdi. Giresun Dergisi’nin idare merkezinde gerçekleştirdiğimiz cumartesi sohbetlerinin müdavimiydi. Vakur duruşuyla yaşadığı olayları, anekdotlarla zenginleştirerek anlatır; gazeteciliğin inceliklerinden baskı sürecine kadar mesleğin her aşamasına dair kıymetli bilgiler paylaşırdı.

Dikkat çeken birçok öyküsünün yanı sıra, özellikle “Piraziz Nere, Berlin Nere” ve “Yirmibeş Kuruşa Amerika” adlı eserlerinin isimlerinin nereden geldiği sorulduğunda samimi ve içten cevaplar verirdi. Bizler de öykü kitaplarının başlıklarının ardındaki hikâyelere bizzat şahitlik ederdik.

Geçtiğimiz hafta Cumhuriyet Gazetesi’nin kitap ekinde kapak konusu Naim Tirali idi. Kapaktan başlayan dosya, Öner Yağcı’nın kalemiyle iç sayfalarda da geniş yer buldu. Tirali’nin dönem dönem Cumhuriyet’te yayımlanan yazı ve öyküleri olmuş; gazetenin pek çok ünlü yazarıyla güçlü dostluklar kurmuştu. Bu dostluklar, dönemin edebiyat ve fikir dünyasında ayrı bir anlam taşırdı.

Naim Tirali, Galatasaray Lisesi mezunuydu. Okul arkadaşlarının pek çoğu, ülkemizin edebiyat, sanat ve siyaset hayatında tanınmış isimler olarak yerlerini aldı. Piraziz’den çıkıp bu seçkin isimler arasında yer edinmek, onun azminin ve yeteneğinin göstergesiydi. O, yalnızca Giresun’un değil, Türkiye’nin yetiştirdiği önemli bir değerdi.

Hukuk eğitimi almış, bir dönem Fransa’da bulunmuş ve Sorbonne Üniversitesi’nde de eğitim görmüştü. 1925 doğumluydu; yaşasaydı bugün bir asrı aşmış olacaktı.

İstanbul’daki cenaze töreni Bostancı Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Onu anlatan dostları hep övgüyle söz etti ve konuşmalarında sık sık Piraziz’i andı. Çünkü Naim Tirali Pirazizliydi; bunu hiç saklamaz, aksine gururla dile getirirdi. Yazılarında zaman zaman Piraziz’e yer verir; İstanbul’da yaşasa da memleketini ve Giresun’u hiç ihmal etmezdi.

Nitekim son yolculuğunda da doğduğu topraklara, Piraziz’e uğurlandı.

Kızı, Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinden Emine Tirali ile oğlu ekonomist Hasan Tirali, her yıl düzenledikleri anma törenleriyle onu unutmuyor, unutturmuyor; yeni nesillere tanıtıyorlar.

Cumhuriyet Gazetesi’nin kitap ekinde Naim Tirali’yi kapak konusu yapmasını son derece anlamlı ve isabetli buluyoruz. Giresun’un bu kıymetli kültür elçisine sayfalarında yer verdikleri için teşekkür ediyoruz.

En büyük arzumuz, yeni Naim Tirali’lerin yetişmesidir.
Dileriz ki yetişir, yetiştirilir…

Bendeniz, Naim Tirali ağabeyimizden, büyük ustamızdan çok şey öğrendim. Sohbetlerinden büyük feyiz aldım; engin tecrübelerinden istifade ettim. Anlattığı her anı, her anekdot ve kaleme aldığı her makale hayatım boyunca yolumu aydınlattı. Öykülerinin başlıklarına dair hatıralarını dinledim. Siyaset yıllarını, cezaevi anılarını, Babıali dönemini… Hepsi mesleğin birikimini paylaşma cömertliğinin bir yansımasıydı.

Kendisini rahmetle, minnetle, şükranla ve saygıyla anıyor; aziz hatırası önünde hürmetle eğiliyorum.

Remzi Mamaşoğlu