REMZİ MAMAŞOĞLU YAZIYOR
Bazı insanlar yaşarken konuşur…
Bazıları ise aramızdan ayrıldıktan sonra bile suskunluklarıyla büyük dersler verir.
Devlet Eski Bakanı, TBMM 17, 18, 19, 20 ve 21. Dönem Giresun Milletvekili Dr. Burhan Kara'nın cenaze töreni de işte böyleydi.
O tören, yalnızca bir devlet adamının son yolculuğu değildi.
O gün Giresun, yetiştirdiği müstesna bir evladını uğurlarken; aynı zamanda siyasetin nasıl yapılması gerektiğini de herkese yeniden hatırlattı.
Yaklaşık yarım asra yaklaşan siyasi hayatında Dr. Burhan Kara, Cumhuriyet tarihine adını yazdırmış önemli devlet adamlarından biri olarak hafızalarda yerini aldı.
Milletvekilliğinin, devlet adamlığının ve temsil makamlarının en itibarlı olduğu dönemlerde görev yaptı.
İktidar gördü…
Muhalefet gördü…
Bakanlık yaptı…
Devletin en üst kademelerinde görev aldı.
Fakat bütün bu makamların hiçbirini kişisel bir üstünlük vesilesi hâline getirmedi.
Kibri kapısından içeri sokmadı.
Egoyu yanına bile yaklaştırmadı.
Makamını değil, insanlığını büyüttü.
İşte bu yüzden, vefatının ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde devlet töreniyle uğurlandı.
İşte bu yüzden, Giresun'un her siyasi görüşten insanı aynı safta buluştu.
İşte bu yüzden, binlerce insan onu dualarla, gözyaşlarıyla ve helallik duygusuyla ebediyete uğurladı.
Çünkü insanı yaşatan makamı değil, bıraktığı izdir.
Bugün Giresun'da siyaset yapanlar…
Şehri yönetenler…
Milletvekilleri…
Belediye başkanları…
Siyasete talip olanlar…
Makam bekleyenler…
Bu cenaze törenini yalnızca izlemekle yetinmemelidir.
Bu töreni okumalıdır.
Bu töreni anlamalıdır.
Bu törenin verdiği mesajı doğru analiz etmelidir.
Çünkü milletin gönlünde yer edinmenin yolu; gösterişten değil samimiyetten, kibirden değil tevazudan, güç gösterisinden değil hizmetten geçmektedir.
Bugün daha görevinin başında, devlet büyüklerine ulaşabilmek için araya insanlar koyanlar…
Yetkiyi eline geçirir geçirmez çevresine mesafe koyanlar…
Makamını bir üstünlük aracı hâline getirenler…
İnsanlara yukarıdan bakmayı marifet zannedenler…
Dr. Burhan Kara'nın ardından oluşan bu büyük vefa tablosuna iyi bakmalıdır.
Çünkü hayat, herkese aynı gerçeği eninde sonunda hatırlatır.
Makamlar geçicidir.
Unvanlar geçicidir.
Protokoller geçicidir.
Alkışlar geçicidir.
Kalıcı olan ise; insanların gönlünde bırakılan izdir.
Gök kubbede hoş bir seda bırakabilmektir.
Dr. Burhan Kara bunu başardı.
Onun ardından edilen dualar, dökülen gözyaşları ve gösterilen vefa bunun en açık ispatıdır.
Bugün hepimize düşen görev bellidir.
Kibri bırakmaktır.
Egoyu terk etmektir.
İnsanları ayrıştırmaktan vazgeçmektir.
Toplumu kutuplaştıran dilden uzak durmaktır.
Memlekete hizmet etmeyi makamdan daha değerli görmektir.
Unutulmamalıdır ki;
Cüzdanlar tükenir…
Makamlar sona erer…
Saltanatlar biter…
Fakat vicdanlar asla eskimez.
Vicdan, daima kazanır.
Giresun halkı bunu yıllardır gösteriyor.
Kendisine hizmet edeni unutmuyor.
Vefa göstereni bağrına basıyor.
Samimiyeti ödüllendiriyor.
Dr. Burhan Kara'nın cenazesi, aslında Giresun'un siyaset
kurumuna verilmiş sessiz ama son derece güçlü bir mesajdı.
Almasını bilene…
Okumasını bilene…
Anlamasını bilene…
Ve en önemlisi…
Milletin sesini gerçekten duyabilene…
Güle güle Sayın Bakanım…
Ömrünüz boyunca taşıdığınız devlet ciddiyeti, mütevazı kişiliğiniz
ve memleket sevdanız daima hatırlanacaktır.
Ruhunuz şad, mekânınız cennet olsun.
Aziz ruhunuza ithafen üç İhlâs-ı Şerif ve bir Fâtiha okuyor, Yüce
Allah'tan rahmet ve mağfiret diliyoruz.
Mekânın cennet olsun Dr. Burhan Kara…
Giresun seni daima hayırla ve dualarla anacaktır.